6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun (“Kanun”) Kapsamındaki İdari Para Cezalarına İlişkin Açıklama Rehberi (“Rehber”), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) İdare Merkezi dahilinde kurulan Ödeme Sistemleri ve Finansal Teknolojiler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmıştır.
Şubat 2026 tarihli Rehber, Kanun kapsamında ödeme ve elektronik para kuruluşlarına uygulanacak idari para cezalarının TCMB tarafından hangi yöntemle belirleneceğini açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Rehber’e ilişkin değerlendirmelerimizi aşağıda bilgilerinize sunarız.
Rehber uyarınca idari para cezalarının uygulanmasında izlenecek yöntemler aşağıda belirtilmiştir.
“Hasılat”, kuruluşun TCMB’ye raporladığı KZ200UP formundaki ilgili satır olup ihlalin olduğu yılda hasılat tespit edilebiliyorsa o yıl; edilemiyorsa bir önceki yıl hasılatı esas alınacaktır.
Rehber’in ekinde yer alan Tablo 1’de “Alt sınır” yazan aykırılıklarda fiilin oluştuğu yıldaki yeniden değerleme ile güncellenen alt sınır ceza tutarı uygulanacaktır.
Belirtilen belirleme ve yöntemler idari para cezası sürecinde öngörülebilirliği artırmayı amaçlamaktadır. Öte yandan TCMB Yönetim Komitesi, aykırılığın niteliğini ve rekabet ve eşitlik, kuruluşun faaliyetlerine etkisi ve ölçülülük gibi kriterleri dikkate alarak idari para cezası vermemeye veya daha düşük ya da daha yüksek ceza uygulamaya karar verebilir.
Aykırılık tiplerine göre uygulanacak yaptırım ve tedbirler ile oranlara ilişkin Rehber’in ekinde yer alan Tablo 1’de, Kanun kapsamındaki ihlaller 40 aykırılık tipi altında sınıflandırılmış olup yaptırım yaklaşımı “uyarı / alt sınır / hasılat üzerinden oran” şeklinde kademelendirilmiştir. Birçok başlıkta münferit aykırılık için alt sınır uygulanırken, bütüncül aykırılık hallerinde hasılat üzerinden daha yüksek oranlar öngörüldüğü tespit edilmiştir.
Sonuç olarak Rehber, ödeme ve elektronik para kuruluşlarında uyumun adeta kontrol listesi niteliğinde bir yükümlülük olmaktan çıkarak ihlalin türü ve kuruluşun hasılat ölçeğine göre doğrudan ve öngörülebilir şekilde maliyete dönüşebilen bir yönetim alanı haline geldiğini göstermektedir. Özellikle bütüncül nitelikteki iç kontrol, risk yönetimi ve bilgi güvenliğine ilişkin aykırılıkların daha yüksek oranlarla karşılık bulması, kuruluşların süreç tasarımı, izleme ve raporlama altyapılarını finansal etkiyi de gözeten bir risk perspektifiyle ele almasını gerektirmektedir.
Bu çerçevede Rehber, uyum yönetiminin yalnızca mevzuata uygunluk değil, aynı zamanda finansal planlama ve operasyonel dayanıklılık açısından da kritik bir yönetişim başlığı olduğunu netleştirmesi bakımından önem arz etmektedir.
Rehber’in tamamına ve ek tablolara buradan ulaşabilirsiniz.